Safran, hücrelerinizi serbest radikallerden ve oksidatif stresten koruyan moleküller olan antioksidan görevi gören, etkileyici çeşitlilikte bitkisel bileşikler içerir. Safranın dikkat çeken antioksidanları arasında krosin, krosetin, safranal ve kaempferol bulunur. Krosin ve krosetin, karotenoid pigmentleridir ve safranın kırmızı renginden sorumludur. Her iki bileşik de antidepresan özelliklere sahip olabilir, beyin hücrelerini ilerleyici hasardan koruyabilir, inflamasyonu (iltihabı) iyileştirebilir, iştahı azaltabilir ve kilo vermeye yardımcı olabilir.
Negin safranı, safrana kendine has lezzetini ve aromasını verir. Araştırmalar; ruh halinizi, hafızanızı ve öğrenme yeteneklerinizi geliştirmeye yardımcı olabileceğini, ayrıca beyin hücrelerinizi oksidatif stresten koruyabileceğini göstermiştir. Son olarak, kaempferol safran çiçeğinin taç yapraklarında bulunur. Bu bileşik; inflamasyonun (iltihabın) azaltılması, kanser önleyici özellikler ve antidepresan etkiler gibi sağlık yararlarıyla ilişkilendirilmiştir. Safran ruh halini iyileştirebilir ve depresif semptomları tedavi edebilir. Bu durum sadece safranın kendine has renginden değil, aynı zamanda ruh halinizi canlandırabilmesinden (neşenizi yerine getirebilmesinden) kaynaklanmaktadır. Beş çalışmanın dahil edildiği bir analizde, safran takviyelerinin hafif ila orta şiddetteki depresyon semptomlarının tedavisinde plasebolardan (etkisiz ilaçlardan) önemli ölçüde daha etkili olduğu görülmüştür. Diğer çalışmalar, günlük 30 mg safran almanın, depresyonun geleneksel tedavileri olan fluoksetin, imipramin ve sitalopram kadar etkili olduğunu bulmuştur. Ayrıca, diğer tedavilerle karşılaştırıldığında safran kullanımında daha az kişi yan etki yaşamıştır. Buna ek olarak, hem safran taç yapraklarının hem de ipliksi tepeceğinin (stigma) hafif ila orta şiddetteki depresyona karşı etkili olduğu görülmektedir.
Bu sonuçlar umut verici olsa da, safranın bir depresyon tedavisi olarak önerilebilmesi için daha fazla katılımcıyla gerçekleştirilecek, daha uzun süreli insan çalışmalarına ihtiyaç vardır.
Safranın kanser önleyici (anti-kanser) özellikleri var.
Safran, zararlı serbest radikalleri nötralize etmeye (etkisiz hale getirmeye) yardımcı olan antioksidanlar açısından zengindir. Serbest radikal hasarı, kanser gibi kronik hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Laboratuvar (tüp) çalışmalarında, safranın ve bileşenlerinin, normal hücrelere zarar vermeden kolon kanseri hücrelerini seçici olarak öldürdüğü veya büyümelerini baskıladığı gösterilmiştir. Bu etki cilt, kemik iliği, prostat, akciğer, meme ve rahim ağzı kanseri hücrelerinin yanı sıra diğer birçok kanser hücresi için de geçerlidir. Laboratuvar çalışmalarından elde edilen bu sonuçlar umut verici olsa da, safranın insanlar üzerindeki kanser önleyici etkileri henüz yeterince araştırılmamıştır ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Safran, PMS (adet öncesi sendromu) semptomlarını azaltabilir.
Premenstrüel Sendrom (PMS), adet kanaması başlamadan önce ortaya çıkan fiziksel, duygusal ve psikolojik semptomları tanımlayan bir terimdir. Araştırmalar, safranın PMS semptomlarının tedavisine yardımcı olabileceğini göstermektedir. 20-45 yaş arası kadınlarda, günlük 30 mg safran almanın; sinirlilik, baş ağrısı, aşırı yemek yeme isteği (aşerme) ve ağrı gibi PMS semptomlarının tedavisinde plasebodan (etkisiz ilaçtan) daha etkili olduğu görülmüştür. Başka bir çalışma ise safranı sadece 20 dakika boyunca koklamanın bile kaygı gibi PMS semptomlarını azaltmaya ve stres hormonu olan kortizol seviyesini düşürmeye yardımcı olduğunu bulmuştur.
Safran, afrodizyak etkisi gösteriyor.
Afrodizyaklar, libidonuzu (cinsel isteğinizi) artırmaya yardımcı olan yiyecekler veya takviyelerdir. Araştırmalar, safranın —özellikle antidepresan kullanan kişilerde— afrodizyak özelliklere sahip olabileceğini göstermiştir. Örneğin, antidepresan kullanımına bağlı erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) yaşayan erkeklerde, dört hafta boyunca günlük 30 mg safran alınması, plaseboya kıyasla erektil fonksiyonu önemli ölçüde iyileştirmiştir. Ek olarak, altı çalışmanın dahil edildiği bir analiz; safran alımının erektil fonksiyonu, libidoyu ve genel memnuniyeti önemli ölçüde artırdığını, ancak sperm özelliklerini etkilemediğini göstermiştir. Antidepresan kullanımına bağlı olarak cinsel istek düşüklüğü yaşayan kadınlarda, dört hafta boyunca günlük 30 mg safran kullanımı, plaseboya kıyasla cinselliğe bağlı ağrıları azaltmış, cinsel isteği ve ıslanmayı (lubrikasyon) artırmıştır.
